Sanayi Sektörel Tarih: TEI’nin Başarı Öyküsü

Sektörel Tarih: TEI’nin Başarı Öyküsü

TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. (TEI/ TUSAS Engine Industries), Türk Hava Kuvvetlerinin F-16 savaş uçaklarında kullanılan F-110-GE-100 turbofan motorlarının son montajının yapılması, bu motorun çeşitli parçalarının yurt içinde üretilmesi ve testlerinin gerçekleştirilmesi amacıyla, Ocak 1985’te kurulmuştur. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii A.Ş., General Electric, Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı ve Türk Hava Kurumu arasında bir ortaklık şeklinde teşkil edilen şirket, kuruluşundan iki yıl sonra, 1987’de Eskişehir’de çalışmalarına başlamıştır.

TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş. kurulurken Eskişehir’in tercih edilmesindeki öncelikli sebepler arasında, o dönem Eskişehir İkmal Bakım Merkez Komutanlığı ya da 1’inci Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı olarak anılan askeri endüstriyel yerleşkenin söz konusu bölgede bulunması vardır. 510-101 seri numaralı ilk F110-GE-100 motorunun montaj işlemine 17 Şubat 1987’de başlayan TEI, montajı Nisan 1987’de tamamlamış ve Mayıs ayında da testlere geçmiştir.

Bu iş yüküne ilave olarak, ortak üretim ve offset anlaşmalarıyla, başka parça ve aksam üretimlerine de başlayan TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş; J79, CFM-56 ve GE LM2500 motorları için kuruluşundan kısa bir süre sonra komponent üretim görevlerini de üstlenmiştir.

Şirketin hedefleri, 1990 yılı itibariyle; “mevcut ve yeni jenerasyon motorlar ile motor parçalarını geliştirebilen, pazarlama ve ortak üretimde daha fazla rol alan, müşteri ihtiyaçlarına cevap verebilen, kar zihniyeti taşıyan, yüksek teknolojiyle üretim gerçekleştiren bir firma haline gelmek” şeklinde belirlenmiştir. 1993 yılında da stratejik planlama ve yeniden yapılandırma çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Söz konusu stratejik planlama çalışmaları bağlamında; motor montaj revizyon, parça imalatı ve satış sonrası hizmetler olarak 3 ana iş grubu oluşturulmuştur. Mevzubahis üç ana iş grubuna, 2003 yılı içerisinde Ar-Ge ve tasarım hususu da 4’üncü kalem olarak ilave edilmiştir. Ciddi çalışma ve projeler de bu tarihten sonra başlatılmıştır.

Amerikan Deniz Kuvvetlerinin T-38 uçaklarında kullanılmak üzere J85 motor “nozzle”ı geliştirilmesi ve üretimi, TEI açısından önemli bir kırılma noktası olmuştur. Motorun gücünün ve uçağın menzilinin %10 oranında arttırılmasını sağlayan bu modernizasyonun ardından, A400M uçağının motor konsorsiyumuna tasarım- üretim partneri olarak katılım gösterilmiştir. Ayrıca F-35 projesi kapsamında, General Electric/ Rollce- Royce iş birliğiyle önerilen F136 motoru için de destek sağlanmıştır. TEI’de, bahsi geçen motor çalışmasına yönelik oluşturulan kadro, projenin ilerleyen safhalarda Pratt& Whitney ürünü F135 motoru ile yola devam kararı verilmesi sonrası, mühendislik ve teknoloji merkezine dönüştürülmüştür. Halihazırda da Türk ve yabancı mühendisler, burada uluslararası motor programlarına tasarım ile analiz desteği sunmaya devam etmektedirler.

2017 yılı itibariyle ihracatını 250 milyon Amerikan doları mertebesini çıkartan, General Electric’in parça tedarikçilerinin en büyüğü haline gelen, 40 değişik motor programı için toplamda 800 farklı parça üretimi gerçekleştiren TEI, alt yüklenici/ ana- alt yüklenici konumundan, ana entegratör pozisyonuna geçmek üzere çeşitli projeler yürütmüş ve yürütmeye de devam etmektedir. Bu projeler arasında, TJ35 turbojet motorundan, PD170 Operatif İHA (insansız hava aracı) motoruna ve oradan da TS1400 turboşaft motora kadar farklı sistemlerin sayılması mümkündür.

Savunma Sanayii Başkanlığınca yürütülen Turboşaft Motor Geliştirme Projesi kapsamında tasarlanan ve taraflar arasında sözleşmesi, 7 Şubat 2017’de imzalanan TS1400 motoru, firmanın mevcut en iddialı projelerinden bir tanesidir. T625 helikopteri için geliştirilmekle beraber, çeşitli değişikliklerle T129 taarruz helikopterine ve Hürkuş eğitim uçağına da entegrasyonu sağlanabilecek olan TS1400’ün çekirdek motor ön prototipi üretilerek, ilk ateşleme 2018’de yapılmıştır. Turboşaft Motor Geliştirme Projesi, bir motorun geliştirilmesinin ötesinde; ülkemizde gaz türbin motor geliştirme alt yapısının tesisi, malzeme veri tabanının oluşturulması ve test alt yapısının teşkili gibi kalemleri kapsadığı için, yüksek öneme haizdir. Bu motor kullanıma girdiğinde, insanlı hava araçları için ülkemizde tasarlanmış ve üretilmiş ilk türbin motor olma özelliğini de kazanacaktır.

Türbin motorların yanı sıra, piston motorlar alanında da çalışmakta olan TUSAŞ Motor Sanayii A.Ş.’nin, Operati İHA Motoru Geliştirme Projesi çerçevesinde tasarladığı PD170 turbodizel havacılık motoru, Anka İHA ile ilk uçuşunu, 2018 yılı sonunda gerçekleştirmiştir. Geliştirdiği çözümler ile ülkemizin, İHA motorları alanındaki yurtdışı bağımlılığını sona erdiren TEI, gelecekte envantere girmesi planlanan Anka- Aksungur ve Akıncı gibi insansız hava araçlarına da güç sağlayacaktır. Ayrıca belirtmek gerekir ki İHA’larda kullanılmak üzere geliştirilen bu motorlardan, sportif havacılık amacıyla yararlanılması olanağı da vardır.

TEI; katmanlı imalat, titanyum döküm teknolojisi, tek kristal, titanyum ve nikel süperalaşım dövme gibi imalat teknolojileri üzerinde çalışmalar gerçekleştirerek, sadece ürün gamı değil aynı zamanda üretim kabiliyetleri açısından da Türk savunma sanayiinin geleceğini şekillendirmektedir.

Kaynakça:

  • TEI Post Sayı 128
  • TEI Post Sayı 129
  • TEI Post Sayı 130
  • TEI Post Sayı 131
  • TEI Post Sayı 132
  • TEI Post Sayı 134
  • TEI Genel Müdürü Prof. Dr. Mahmut Faruk Akşit Türk Savunma Sanayii Zirvesi Konuşması
  • MSI Dergisi Sayı 154
  • Savunma ve Havacılık Dergisi No: 2/87
  • Savunma ve Havacılık Dergisi No: 2/90
  • Savunma ve Havacılık Dergisi No: 4/91
  • Savunma ve Havacılık Dergisi No: 164