Blog Eğitimin Gücünü Açığa Çıkarmak: Teknoloji ve 70:20:10 Modeli

Eğitimin Gücünü Açığa Çıkarmak: Teknoloji ve 70:20:10 Modeli

70:20:10 modeli, yetişkinlerin nasıl öğrendikleriyle ilgili bir çerçeve sunmaktadır. 

Öğrendiklerimizin %70’i, görev başındaki eylemlerimizden ve deneyimlerimizden gelmektedir. %20’si, insanlarla olan ilişkilerimizden ve aldığımız geri dönüşlerden oluşmaktadır. %10’u ise geleneksel eğitimler ile gerçekleşmektedir. 

Günümüzde teknolojik yenilikler ve gelişmeler, bireylerin öğrenme deneyimlerini 70:20:10 modeline göre şekillendirmesine olanak tanımaktadır. Bireyler, zorlu konuları deneyimleyerek, sosyal öğrenme grupları kurarak ya da dijital ortamdaki ders materyalleri sayesinde, öğrenme tarzlarına uygun şekilde öğrenebilmektedir.

Deneyimsel Öğrenme (%70)

70:20:10 modelinin odak noktası, deneyimlemeden öğrenemeyeceğinizdir. Gelişen teknoloji sayesinde pratik becerilerinizi geliştirmek için bazı yenilikçi yöntemler kullanabilirsiniz:

  • Sanal Gerçeklik: Savunma, enerji ya da üretim gibi işyerinin tehlikeli olabileceği endüstriler için ideal bir eğitim yoludur. Sanal gerçeklik, bireylerin tehlikelerden korunmalarını sağlayabilecek bilgileri edinene kadar becerilerini geliştirmelerini sağlayabilmektedir. Sanal gerçeklik, öğrencileri gerçekçi bir öğrenme deneyimine dahil etmektedir. Böylece şirketler de çalışanlarının hayatlarını riske atmadan onları eğitebilmektedir.
  • Artırılmış Gerçeklik: Günümüzde birçok şirket, artırılmış gerçeklik üzerinde yoğunlaşmaktadır. Örneğin, bir elektronik ve mühendislik firması, Ortak Artırılmış Gerçeklik Platformu'nu oluşturmuştur. Bu sayede hem çalışanların hem de tüketicilerin otomotiv mekanizmalarının çalışma şeklini anlamalarına yardımcı olmaktadırlar. 
  • İnteraktif Video: Bilgilerinizi geliştirmenin bir başka yolu da senaryo tabanlı öğrenme modeline uygun hazırlanmış interaktif videolardır. Vaka çalışmaları, öğrencinin karar verme sürecine dahil olmasını sağlamaktadır. Etkileşim, hikayedeki seçim yapılması gereken anlar sayesinde kurulmaktadır. Öğrencinin önceden sahip olduğu bilgiler, karar süreciyle anlamlı sonuçlara ulaşmaktadır.

Sosyal Öğrenme (%20)

Bilgi, eskiden beri nesilden nesile aktarılmıştır. İnsanlarla konuştukça ve bilgilerimizi paylaştıkça yeni şeyler öğrenmekteyiz. Bu nedenle son yıllarda, birebir öğrenme modeli işyerlerinde giderek popülerlik kazanmaktadır. Mesafeleri kısaltan internet sayesinde yalnızca işyerinde değil, dünyanın dört bir köşesindeki insanlarla etkileşime girerek öğrenmek de mümkündür.

  • Sosyal Medya: Sosyal medyanın hâkim olduğu modern dünyada, ilginç ve yararlı bulduğumuz şeyleri paylaşmak, olağan bir durum haline gelmiştir. İnsanlar sosyal medyayı sadece kişisel iletişim için değil, profesyonel ve eğitsel amaçlar için de kullanmaktadır. Sosyal medyada bireyler, çalıştıkları projeyle alakalı tartışma grupları oluşturabilmekte, öneri almak için anketler düzenleyebilmektedir.
  • Öğrenci Tarafından Oluşturulmuş İçerikler: Öğrenci tarafından oluşturulmuş içerikler, içeriğin mülkiyetinde büyük değişikliğe sebep olmaktadır. Önceden eğitmenler tarafından paylaşılan içerikler, edilgen bir şekilde öğrenilmekteydi. Günümüzde, bu yaklaşım son bulmaktadır. Öğrencilerin oluşturdukları içerikler, onları motive etmekte ve aktif bir şekilde öğrenmelerini sağlamaktadır.

Geleneksel Öğrenme (%10)

Geleneksel eğitim, modelin sadece %10'unu oluştursa da diğer öğrenme türlerinin gelişebileceği başlangıç noktasıdır. Geleneksel öğrenme sağlam olduğu ölçüde, onu takip eden deneyimsel ve sosyal öğrenme de başarılı olacaktır.

Teknolojik gelişmeler, diğer birçok alanda olduğu gibi geleneksel öğrenme yöntemlerini de ulaşılabilir ve eğlenceli hale getirmektedir:

  • Online Öğrenme: Online öğrenme teknolojisi, geleneksel öğrenmeye bir alternatif sağlamaktadır. Öğrencilerin, öğrenme sürecini kişiselleştirmesine izin vermekte ve motivasyonlarını yükseltmektedir.
  • Mobil Öğrenme: Günümüzde birçok çalışan her zaman ve her yerde öğrenme imkanına değer vermektedir. Bu nedenle mobil öğrenme hem şirketler hem de çalışanlar için önem taşımaktadır. Çoğu şirket, çalışanların iş yoğunluklarına ve öğrenme hızlarına göre uzaktan ders almalarının etkili olduğunu deneyimlemektedir.

 

Kaynakça:

  • Tough, A. (1971). The Adult’s Learning Projects: A Fresh Approach to Theory and Practice in Adult Learning. Toronto Institute for Studies in Education, 1971.
  • Cross, J. (2006) Informal Learning: Rediscovering the Natural Pathways That Inspire Innovation and Performance. John Wiley & Sons, 2006. 
  • Eichinger, R. & Lombardo, M. (1996). The Career Architect Development Planner. Lominger Ltd., 1996.