Blog Elektromanyetik toplar geleneksel topların yerini alabilir mi?

Elektromanyetik toplar geleneksel topların yerini alabilir mi?

Teknolojinin ilerlemesiyle beraber toplar için elektromanyetik kuvvet ve kimyasal enerjinin kapışması adım adım yaklaşıyor

Kavramsal olarak ilk defa 1914 yılında Fransa'da ortaya çıkan EMT (Elektromanyetik Top) 2. Dünya Savaşı'nda Almanya tarafından uçaksavar topu olarak düşünülmüştür. Ancak 1990'lı yıllara kadar bu silahlar mevcut güç sistemlerinin yetersizliği sebebiyle kenarda kalan bir fikir oldu. Güç sistemlerinin gelişimi ve toplarda füzelerin menzilinin uzaması ve saldırıların kalabalıklaşması sonucu 2000'li yıllarda EMT yeniden savunma camiasının gündemine oturmuştur.

Elektromanyetik topların çalışma prensibi

Kimyasal enerjinin kinetik enerji ve ısıya dönüşmesiyle çalışan geleneksel silahların aksine EMT, iki adet paralel yerleştirilmiş iletken levhanın üzerinden geçen akımın oluşturduğu elektromanyetik alanın mermiyi itmesiyle çalışır. EMT'lerin geleneksel sistemlere göre bazı avantajları ve dezavantajları vardır.

EMT'nin çok yönlü angajman kabiliyetlerini gösteren bir afiş

Avantajları

  • Çok daha yüksek namlu çıkış hızı
  • Füzelerle eşdeğer menzil
  • Kimyasal sevk bileşenleri kullanılmadığından daha güvenli taşıma
  • Yüksek kinetik enerjinin getirdiği ateş gücü
  • Kısaltılmış tepki süresi
  • Çok Amaçlı
  • Füzelere kıyasla daha düşük atış maliyeti

Dezavantajları

  • Yüksek elektriksel güç ihtiyacı, mevcut platformların bu gücü sağlamakta zorluk çekmesi
  • Namluda kullanılacak malzemelerin oldukça maliyetli olması
  • Güç depolama sistemlerinin halen fazla yer kaplaması

Elektromanyetik toplar, konvansiyonel sistemlerin olagelen mühimmatlarına göre daha yüksek namlu çıkış hızlarına ulaşan mühimmat kullandıkları gibi bu mühimmatların (mermi) patlayıcı madde kullanmamaları sebebiyle nakliye ve depolama kolaylığı sağlarlar. Elektromanyetik Fırlatma Sistemlerinin topçu sistemleri, su üstü platformları, uzaya erişim ve hava ve füze savunma sistemleri gibi farklı alanlarda gelecekte kendilerine yer bulacakları öngörülüyor. Dünyada Türkiye'den başka Almanya, Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Rusya ve Çin'in bu teknoloji üzerinde çalıştığı biliniyor. Güvenlik birimlerimizin ihtiyaçları doğrultusunda simetrik ve asimetrik tehditlere karşı envantere yeni nesil silah sistemlerinin kazandırılması amacıyla Savunma Sanayii Başkanlığı öncülüğünde ülkemizde bu alanda çalışmalar yürütülmektedir.

ABD

ABD'deki ana yükleniciler BAE Systems ve General Dynamics'tir. General Dynamics tek bir sistemden ziyade ölçeklendirilebilir bir aile geliştiriyor. Bu ailede farklı  ebatlarda darbeli güç kaynakları kullanan EMT'ler yer alıyor.

General Dynamics EMT Ailesi (Tablo: General Dynamics)

Bir yandan BAE Systems 32 MJ gücünde, 7.5 namlu çıkış hızında ve 185 km menzilli bir sistem geliştirmiştir. Bu EMT'nin ABD Donanması'na ait Spearhead sınıfı hızlı nakliye gemilerinden test edildiği konusunda iddialar vardır.

BAE Systems'in geliştirdiği EMT

Türkiye

Türkiye bu alana geç giriş yapanlardan da olsa oldukça hızlı bir ivmelenmeye sahiptir. Kısa bir süre içinde kendi elektromanyetik top ailesini ortaya çıkarmıştır. Halihazırda ASELSAN, Urban Savunma (Eski adıyla YETTEKNOLOJİ A.Ş.) ve TUBİTAK SAGE bu konuda çalışmalar yürütmektedir.

ASELSAN, TUFAN EMT sistemi ile geniş bir taşıyıcı platform ve hedef yelpazesi sunuyor. Halen çalışmaları yürütülmekte olan TUFAN için 3 sürüm düşünülmektedir. Bunlar S (Sabit), M (Mobil) ve D (Deniz) olarak sıralanabilir. Sabit tesisler, kara araçları, savaş gemileri, seyir füzeleri, savaş uçakları, İHAlar ve balistik füzeleri vurma kabiliyetine sahip olacak TUFAN, savunma konusunda İsveç çakımız olacak desek yanlış olmaz.

 TUFAN'ın tanıtım videosundan 3 sürümün bir arada gösterildiği kesit

Urban Savunma ise ŞAHİ-209 serisi ile General Dynamics ile benzer olarak katmanlı bir ürün ailesi sunuyor. Şu ana kadar 1. ve 2. Blok prototipler tamamlanmıştır. Şirket prototip hedeflerini bir tabloyla sıralamaktadır.

TUBİTAK SAGE ise daha hafif bir yapı ve yüksek hıza sahip SAPAN'ı geliştirmiştir.  Namlu çıkış hızı 2070 m/s, enerjisi ise 1.3 MJ olan sistemin hafifliği ve yüksek hızıyla daha çok hava hedefleri için geliştirilmiş olması mümkündür, hatta bu amaç için kendisine özel bir parçalanan mühimmat konsepti vardır.

Sistem 4 alt sistemden oluşmaktadır:

  • Atış ve Kontrol Ünitesi
  • Darbe Güç Kaynağı
  • Namlu
  • Mühimmat

 

 

 

 

 

 

 

 

 

TÜBİTAK SAGE'nin SAPAN tanıtım videosunda parçalanan mühimmatı gösteren bir kesit

Çin

Konu askeri gelişmeler olduğunda basına fazla bilgi vermeyen Çin, yakın zamanda tank çıkarma gemilerinden birine kendi elektromanyetik topunu entegre etmiştir. Bu noktada tank çıkarma gemileri devasa yük kapasiteleriyle büyük bir alanı işgal edecek güç sistemlerini taşıyabilecek potansiyel pilot platform olarak karşımıza çıkabilir.

Hizmete uygunluk ve alternatifler

Bunca avantaj sunmasına rağmen EMT'lerin baş sıkıntısı bir süre daha güç sistemlerinin yetersizliği olarak kalacaktır. Dünya'daki örnekler incelendiğinde sadece yüksek yük kapasiteli ve büyük platformların bu silahları taşımaya uygun olduğu görülebilir. Operasyonellik konusunda acele edilecekse ortaya refakatçi unsurların yaratacağı maliyetler çıkacaktır. Sadece bir EMT için bu kadar toplam maliyet ise kimsenin hoş karşılamayacağı bir durumdur.

BAE Systems bu sıkıntılar çözülene kadar EMT teknolojisinden kazandığı deneyimlerle bir alternatif yaratma girişimi olan HVP (Hypervelocity Projectile) mühimmatını geliştirdi. Yapısı EMT mermileri ile benzer olan HVP, klasik topların namlularından atılmak için yeniden tasarlanmış bir sabot kullanıyor ve mevcut mermilere göre daha yüksek namlu çıkış hızı sağlıyor. Şu an için 127mm donanma topu ve 155mm obüsle uyumlu olan HVP, EMT mermilerinden daha düşük bir kinetik performansa sahiptir.

Güç sistemleri yeterli düzeye ulaştığında muharip unsurlarda aynı alanı işgal edecek EMT yerine klasik top sistemlerini kullanmak için fazla neden kalmayacaktır ve barutlu silahların kas gücünün yerini aldığı gibi elektromanyetik toplar zamanı geldiğinde klasik topların yerini alacaktır. Türkiye de bu alanda yaptığı yatırımlar sayesinde gelecekteki EMT pazarında önemli bir oyuncu olma potansiyeline sahiptir.

Kaan AZMAN

DEFENCE TURK

 

  • Defence Turk; güvenlik güçleri personeline, savunma sanayii kurum/kuruluşlarına, araştırmacılara ve amatör takipçilere, savunma ve güvenlik alanında bilgi sağlamaya adanmış bir platformdur.