Blog Öngörü Çalışmaları: Metotlar ve Farklı Kullanım Alanları

Öngörü Çalışmaları: Metotlar ve Farklı Kullanım Alanları

Teknoloji öngörüsü çalışmalarının öneminin kavranması ile birlikte pek çok ülke bu alandaki kabiliyetlerini geliştirmek için faaliyetler yürütmeye başlamıştır. Bu amaçla üniversitelerde çalışmalar yürütülmüş öngörü geliştirilecek konu üzerinde çalışan sektördeki insanların, akademisyenlerin, yöneticilerin ve sorumluların düşünceleri de çalışmalara entegre edilmiştir. Öngörü çalışmaları için birimler kurulmakta bu alandaki araştırma çalışmaları desteklenmektedir.

Öngörü çalışmalarının mahiyetini anlayan ve bu alanda kendini geliştirmek isteyen ülkelerden biri de Türkiye’dir. Bu alandaki ilk çalışmalar 20 Aralık 1999 yılında kritik teknolojileri belirleme ve bu alanda yetenek kazanmaya yönelik olarak yapılmaya başlanmıştır. 2000 yılı aralık ayı itibariyle 2003-2023 dönemine ilişkin bilim ve teknoloji politikaları belirlenirken ele alınacak olan stratejik hedeflerin tespiti için uzun vadeli teknoloji öngörüsü yapılması kararlaştırılmıştır.

Ülkemizde Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Kurumu (TÜBİTAK) teknoloji öngörüsü çalışmaları yapmaktadır. TÜBİTAK “Vizyon 2023” projesi ile Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşmak için, Türkiye’nin bilim ve teknolojiye hâkim olduğu bir gelecek hedeflemektedir. Öngörü çalışmaları içerisinde yeni teknolojiler üreterek teknolojiyi toplumsal ve ekonomik faydaya dönüştürmek amaçlanmıştır. Proje ile Türkiye’nin bilim ve teknoloji taleplerinin belirlenmesi, hedeflere ulaşabilmek için gerekli stratejik teknolojilerin saptanması amaçlanmıştır.

Bilim, teknoloji, ekonomi, toplum ve çevre arasındaki etkileşimler öngörü çalışmaları için büyük önem arz etmektedir. Öngörü faaliyetleri, çeşitli faktörleri inceler ve çoklu disiplinleri kendi içerisinde kullanmaktadır. Bir öngörü yaklaşımı pek çok faktörün etkileşimi ile oluşur. Öngörü çalışmaları yapılırken disiplinler arası bir yaklaşım sergilenmektedir. Ayrıca elde edilen bulguların uygulanabilir olması ve uygulanmaya başlanması temel amaçtır.  Çünkü harekete geçirilemeyen öngörüler zaman ve kaynak israfının ötesine geçemez. Tam da bu noktada öngörü yaklaşımlarının hayal edilenin de ötesine geçerek gelecekte gerçekleşmesi öngörülebilen çalışmaları içerdiğini vurgulamak faydalı olacaktır.

Öngörü çalışmaları teknoloji dışı konular içinde uygulanmaktadır. İletişim, enformasyon, malzeme imalat, işletme, enerji, çevre, mobil, sağlık, savunma, denizcilik, uzay, havacılık çalışmaları bu alanların birkaçını ifade etmektedir. Çoklu düşünce kuramları ile birlikte bu alanlarda gerekli veriler elde edilmekte ve gelecek için çalışmalar sürdürülmektedir. Öngörü çalışmaları yapılırken pek çok metot bir arada kullanılmaktadır. Bunlar gelecek senaryoları atölyesi, Swot analizi, teknoloji yol haritası belirleme yöntemleri, Delphi metodu, akıl haritası, beyin fırtınası, çapraz etki analizi, kritik teknolojilerin tanımlanması, morfolojik analiz, patent analizi ve çevresel analiz olarak sıralanabilmektedir.

Öngörü çalışmalarında nicel ve nitel veriler bir arada değerlendirilmektedir.  Elde sayı ile ifade edilen bir veri varsa bu nicel verilerin elde edilmesinde kullanılır. Sayısal verilerin dışında daha soyut veriler ise nitel verileri oluşturur. En doğru metot her iki yaklaşımı da bir arada kullanarak elde edilmektedir. Başarılı bir öngörü projesi gerçekleştirmek için tek bir teknik uygulanmamaktadır. Ayrıca öngörü modelleri çoklu şartlara uygun olarak tasarlanmaktadır. Bu modeller özel şartlara ve hedeflere uyacak şekilde düzenlenmiştir.

Öngörü çalışmalarında farklı bakış açıları değerlendirilmekte ve bir araya getirilmektedir. Yapıyı kurarken yaratıcı öngörüler uygulanabilirliği göz önünde bulundurularak kullanılmalıdır. Öngörüler gerçek verilere göre yapılanmalıdır. Yaratıcılık bu verileri önemsiz hale getirmemelidir. Ancak bu durum, yaratıcılığın öneminin yadsınması gerektiği anlamına gelmemektedir. Geleceğin tahmin edilemez doğası karşısında yenilikçi yaklaşımlar, bazı yaratıcı yaklaşımların aktif olarak kullanılmasını gerektirebilmektedir.

Teknoloji öngörüsü geleceğin tahmini değildir. Öngörü çalışmaları, önceliklerin belirlenmesinde stratejik seçimlerin doğruluğundan emin olunmasını sağlamaktadır. Liderler bu çalışmalar sayesinde geleceği tanımlamak ve anlamlandırmak istemektedirler. Böylece sürdürülebilir teknoloji anlayışının sağlanması amaçlanmaktadır. Öngörü yaklaşımları hakkında yanlış bilinenlerden biri de öngörünün kısa vadeli olduğu düşüncesidir. Öngörüler, orta ve uzun vadeli olarak hazırlanırlar. Böylelikle yenilikler takip edilmekte kurumların veya şirketlerin uzun vadeli yol haritası çizilmektedir.

Dijitalleşme ve beraberinde getirdiği yenilikler büyük gelişmelere sebep olmuştur. İnovasyon teknolojileri var olan sosyal yapıları ve geleceği dönüştürmektedir. Ülkeler, kurumlar ve şirketler arzu edilebilir ve erişilebilir bir gelecek, ortak bir vizyon ve stratejik bir planlama sağlamak için teknoloji öngörüsü yaklaşımını kullanmaktadır. Teknoloji öngörüsü çalışmalarında siyasi hedefler doğrultusunda hedef ve yön belirlenmesi bilim ve teknoloji öngörülerinin verimliliğini kısıtlamaktadır.  Ayrıca öngörü çalışmalarından sonra stratejik planlamanın doğru yönlendirilememesi çalışmaların sürdürülebilirliğini imkânsız kılmaktadır. Bu alandaki doğru bilinen yanlışların düzeltilmesi, eksikliklerin giderilmesi ile birlikte çalışmalardan yüksek seviyede fayda elde edilecektir. Yürütülen öngörü çalışmalarının gelecekte sunacağı faydalar üzerine yapılan araştırma ve geliştirme çalışmaları tüm hızıyla devam etmektedir.