Blog Sektörel Tarih: Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Osmanlı’nın Akdeniz Egemenliği Üzerindeki Rolü ve Hayatı

Sektörel Tarih: Barbaros Hayrettin Paşa’nın, Osmanlı’nın Akdeniz Egemenliği Üzerindeki Rolü ve Hayatı

Midilli adasında doğan ve esas adı Hızır olan Barbaros Hayrettin Paşa, kale muhafızlığı yapan Yakup Ağa’nın oğludur. Tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, 1466 ila 1483 yılları arasında doğduğu tahmin edilmektedir. Barbaros Hayrettin Paşa’nın ya da diğer adıyla Hızır Reis’ın İshak ile Oruç adında iki ağabeyi ve İlyas adında da bir kardeşi vardır.

Hızır, 1500’lü yılların başında, ağabeyi Oruç gibi deniz ticaretine atılmış ve Saroz ile Selanik’e gemiyle mal götürerek ticaret yapmaya başlamıştır. Ancak ağabeyi Oruç, Rodoslu korsanlar tarafından esir alınmış, kardeşi İlyas ise şehit edilmiştir. Hızır, ağabeyini fidye vererek kurtarma girişiminde başarıya ulaşamasa da Oruç, bir fırsatını bularak kaçmıştır.

Yavuz Sultan Selim’in bölgede deniz ticaretini geçici olarak yasaklaması ve Tunus emirinin bazı yararlar karşılığında kendilerine Cerbe Adası’nı üs olarak vermesi üzerine Hızır ve Oruç, Avrupa kıyılarında korsanlığa girişmişlerdir. Çok kısa süre içerisinde Kuzey Afrika’nın bazı limanlarını ele geçirmiş, ayrıca 1516’da da Cezayir’i almışlardır.

1513- 1518 yılları arasında hem yerliler hem de İspanyollar ile savaşan Barbaros ve kardeşleri, aynı zamanda Gırnata’nın düşüşü sonrası Müslümanların Kuzey Afrika’ya geçişleri için de çalışmışlardır. Oruç Reis, 1518 yılında Telmesan Savaşı’nda şehit düşmüş, Barbaros Hayrettin de Cezayir emiri olmuştur. Ardından Barbaros, Yavuz Sultan Selim’den yardım talebinde bulunmuş, Yavuz ise Cezayir’i Osmanlı topraklarına katması üzerine Barbaros’a sancak beyliği, 2.000 kişilik bir kuvvet ve Anadolu kıyılarından asker toplama yetkisi vermiştir.

Takiben Barbaros Hayrettin, önce Telmesan ile Tunus beylerini, ardından da 1519’da İspanyolları yenmiştir. Sonraki yıllar ise hem Barbaros Hayrettin Paşa’nın Osmanlı İmparatorluğu hizmetine girmesi hem de Yavuz Sultan Selim’in saltanatının son yıllarında denizcilik ıslahatlarına önem vermesi dolayısıyla Türk denizcilik tarihinin en parlak günleri olmuştur.

Mevzubahis dönemde ilk olarak 1522’de Rodos ve civarı alınmış, paralelinde  kıta Avrupa’sında 1521’de Sırbistan seferi, 1524’te Macaristan seferi, 1529’da Viyana Kuşatması ve 1537’de Avlunya Seferi yapılmıştır. Girit’e gerçekleştirilen akınlar, Ege’deki 25 Venedik Adasının kısmen zapt edilmesi ve ardından 1538’de Preveze Deniz Muharebesi’nin kazanılması sayesinde Osmanlı İmparatorluğu, Akdeniz’de kontrolü sağlamıştır.

Venedik’in II. Beyazıt’ın hükümdarlığı döneminde yapılan barışı bozucu nitelikte hareketlerde bulunması, Kanuni Sultan Süleyman’ı bir savaş açmaya yöneltmiştir. Bu savaşta da Kanuni’nin planı, Barbaros Hayrettin Paşa’dan yararlanabilmektir.

Kanuni tarafından İstanbul’a çağrılan Barbaros Hayrettin; 1533 yılında 18 kadırga ve bir o kadar da korsan gemisiyle Cezayir’den hareket ederek Sardunya ve Sicilya Adaları ile Cebnova kıyılarına harekatta bulunmuş, Mesina önlerinde rastladığı Andre Dorya filosuna mensup 18 gemiyi ele geçirdikten sonra Preveze önlerine gelmiştir. Bu olaydan kısa süre sonra, 27 Aralık 1533’te, Osmanlı İmparatorluğu’nda “kaptanpaşa” ünvanı alan ilk kişi olmuş ve Cezayir Beylerbeyliği ünvanı da üzerinde bırakılmıştır. Preveze Zaferi öncesinde de Baybaros Hayrettin; Adriyatik Harekatı, 1537 Apolya Seferi, Güney ile Kuzey Spor’da adaların zaptı ve Girit’in vurulması gibi başarılara imza atmıştır.

Barbaros Hayrettin’in gerçekleştirdiği harekatlar ve imza attığı başarılar sonrası Papa III’üncü Paul’ün önderliğinde, başlıca Hristyan güçler arasında Akdeniz’i Türk donanmasından temizleme meselesi görüşülmeye başlanmıştır. En nihayetinde de İspanya, Napoli, Papalık, Sicilya, Venedik, Portekiz, Malta ve Ceneviz arasında bir anlaşma yapılmıştır.

Taraflarca kurulan donanma, Amiral Andre Doria komutasına verilmiş ve Korfu Adası’nda toplanmıştır. Bölgede keşif yapan Turgut Reis’in gemilerinin saptaması sonrası, Barbaros Hayrettin Paşa, Venedik’in elinde bulunan Kefalonya Adası’na çıkarma yaparak tahribatta bulunmuş ve takiben de Preveze’ye gelmiştir. Papalık öncülüğünde oluşturulan donanma da 24 Eylül’de Preveze açığına demirleyerek bir abluka girişiminde bulunmuştur.

26- 27 Eylül 1538 tarihinde meydana gelen Preveze Deniz Muharebesi, bazı kaynaklarda “Körfez Muharebesi” adıyla da geçmektedir. Ablukanın başlamasının ardından toplanan Türk harp meclisinde bazı kimseler limandan çıkılmamasını, boğazın ve çıkarmaya elverişli yerlerin tahkim edilmesiyle savunmanın gerçekleştirilmesini savunmuşlardır. Barbaros Hayrettin Paşa ise boğazı emniyete aldıktan sonrasında açık denizde muharebe etme kararı vermiştir.

Bu savaşta Türk donanması, bir tanesi Turgut Reis’in komutasındaki 20 gemilik ihtiyat filosu olmak üzere toplam dört parçaya ayrılmıştır. Sağ kanattaki filo Salih Reis, sol kanattaki Seydi Ali Reis ve merkezdeki de Kaptanpaşa tarafından komuta edilmiştir.

27 Eylül günü sabahın erken saatlerinde Türk donanması denize açılmış, takribi 10:00’da Türk kadırgalarının baş toplarının şiddetli ateşiyle başlayan saldırıda, hasım kalyonlar kısa top menzilleri dolayısıyla karşılık verememişlerdir.

Preveze Deniz Muharebesi’nin birinci safhasında, Turgut Reis komutasındaki ihtiyat filosunun 20 kadırgası, Venezia kalyonu ve ardından da ana kuvvetlerle çatışmıştır. 26 Eylül’ü 27 Eylül’e bağlayan gece rüzgarsız bir zamanda yaşanan çatışmalarda, Turgut Reis’in filosu bir adet gemi kaybetmesine karşın düşmana ağır hasar vermiş ve düşman taşıt gemilerinden bir kaçına saldırarak yakmıştır.

Turgut Reis çatışma halindeyken, ana kuvvetler de yoğun bir topçu muharebesi gerçekleştirmişlerdir. Gün boyu süren karşılıklı manevra ve topçu atışları sonrası Andre Doria’nın filosu gece karanlığından yararlanarak kaçma girişiminde bulunmuşsa da Barbaros, düşman kalyon hattını üç yerinden yarmıştır. Gece gerçekleştirilen bu takibatta beş İspanyol kalyonu ele geçirilmiş, daha sonra da bir adet papalık bir adet de Venedik kadırgası yakalanmıştır. Andre Doria ise Korfu limanına sığınmıştır.

Muharebenin bitişinin ardından Barbaros Hayrettin Paşa geceyi muharebe alanında demirli olarak geçirmiş, ertesi gün Preveze’ye dönerek yaralı gemilerini onarmış ve ele geçirdiği düşman gemilerinin bir kısmını donanmasına katmıştır. Ardından her ne kadar Barbaros Hayrettin Paşa Korfu’ya dönmek istese de çıkan şiddetli fırtına dolayısıyla isteğini yerine getirememiştir.

Preveze Deniz Muharebesi’nde Türk donanmasında 800 asker şehit olmuş, 400’ü de yaralanmıştır. Öte yandan sadece bir gemi kaybedilmiştir. Fakat hasım güçlerin 20 kadırgası ile 9 barçası ele geçirilmiş ve 7 kadırgası da batırılmıştır. En nihayetinde de Preveze Deniz Muharebesi, 1500’lü yıllara kadar dünya tarihinde yaşanan en büyük deniz savaşı olmuştur.

Barbaros Hayrettin Paşa’nın Preveze Deniz Muharebesi’nden sonra icra ettiği belki de en önemli harekat 1543 yılında Fransa’nın talebi üzerine V. Karl’a karşı Fransız Donanması ile iş birliği içerisinde Nice ve İspanya kıyılarının vurulmasıdır.

Turgut Reis, Salih Reis, Piri Reis, Murat Reis, Seydi Ali Reis ve Kılıç Ali Reis gibi Osmanlı Donanmasının önde gelen denizcilerini yetiştiren Barbaros Hayrettin Paşa, 5 Temmuz 1546 yılında İstanbul’da, 80 yaşındayken hayata gözlerini yummuştur. Kabri ise İstanbul’un Beşiktaş semtinde bulunmaktadır.

Kaynakça:

  • Gazavat-ı Hayreddin Paşa/ Ertuğrul Düzadağ
  • Ottoman Corsairs in The Western Mediterranean and Their Place in The Ottoman-Habsburg Rivalry/ Emrah Safa Gürkan
  • Barbaros Hayrettin Paşa ve Preveze Seferi/ Önasya Mecmuası
  • Akdeniz’de Osmanlı Egemenliği, Barbaros Hayrettin Paşa ve Preveze Deniz Zaferi/ Askeri Tarih Araştırmaları Dergisi
  • Barbaros Hayrettin Paşa/ Türk Dünyası Tarih Dergisi
  • Barbaros Hayrettin Paşa/ Mustafa Çağatay Ulusoy
  • Barbaros Hayrettin Paşa/ Orhan Düzdar
  • Barbaros Hayrettin Paşa’nın Amerika’ya Sefer için Kanuni’ye Başvurusu/ Deniz Kuvvetleri Dergisi
  • Barbaros Hayrettin Paşa/ Deniz Kuvvetleri Dergisi