Blog Zamana Direnen Online Öğrenme Trendleri

Zamana Direnen Online Öğrenme Trendleri

On yıl öncesine kadar online eğitim terimi, Flash formatında gösterilecek PowerPoint sunumlarının ötesinde algılanmanın ötesine gidemiyordu. Teknoloji geliştikçe ve internet yaygınlaştıkça online eğitim endüstrisi de büyümeye başladı. Günümüzde online eğitimler, belki de daha önce hiç olmadıkları kadar popülerler. Bunun nedeni basit. Online eğitimler, dijital cihazların yardımıyla her zaman, her yerde ve istenen hızda bir öğrenme deneyimi sunuyor. Uzun süreli online eğitimler hem verimliliği artırıyor hem de uygun maliyetli.

Online eğitimler, birçok trendi de beraberinde getiriyor. Bazıları göreceli olarak kısa ömürlü olurken, bazıları da zamana direnmeyi ve günü yakalamayı başarıyor. Sizin için trendden çok, artık bir online eğitimler için bir zorunluluğa dönüşmüş 5 yaklaşımı derledik. Keyifli okumalar!

Oyunlaştırma

Oyunlaştırma, online eğitim trendlerinin başında geliyor, çünkü öğrenci katılımını sağlamak için en garantili yöntem. Oyunlaştırılmış online eğitimler, oyun dinamiklerine uygun şekilde ilerler. Puan toplamaktan, bölüm geçmekten daha çok kendi kendini motive etme ve dikkatini toplama gibi unsurlara yoğunlaşılır. Tüm bu noktalar, oyunlaştırmayı öğrencinin katılımını ve motivasyonunu sağlamanın ve sürdürmenin aracı haline getirir. Bunun yanı sıra, günümüzdeki oyunlaştırılmış online eğitimler; artırılmış gerçeklik, animasyon ve ilginç hikaye örgüsüyle de öğrencilerin dikkatini çekiyor. Oyunlaştırma sadece bir online eğitim trendi olarak zamana direnmekle kalmadı, zamanla da gelişti. İşte bu yüzden oyunlaştırma, online eğitimlerde şimdiye kadarki en faydalı trendlerden biri.

Kişiselleştirilmiş Öğrenme

Eğitim tasarımcıları, artık her bir öğrencinin farklı olduğunu ve online eğitimler aracılığıyla ulaşmak istedikleri farklı mesleki ve kişisel hedefleri olduğunun farkında. Öğrenciler, kendi öğrenme yollarını seçme özgürlüğüne sahip olmalıdırlar. Bu sayede daha motive ve azimli olabilirler. Kişiselleştirilmiş öğrenme; öğrencilere, hangi modülü, ne kadar sürede tamamlayacağını veya hangisini tümüyle atlayacağını seçme gücü vererek, özgüvenlerini artırır. Kişiselleştirilmiş öğrenme, herkesin kendi kişisel tercihlerine göre tasarlayabileceği bir model olduğu için öğrencilere daha cazip geliyor. Kişiselleştirilmiş öğrenme, bu nedenle, çalışanlarının öğrenmelerini ve gelişmelerini isteyen kurumlar tarafından daha fazla kullanılmakta olan bir eğilimdir.

Mobil Öğrenme 

Öğrencinin özerkliği ve özgürlüğü hakkında hiçbir trend, mobil öğrenmenin yanına yaklaşamaz. Ne de olsa, en yoğun zamanlarında online eğitimleri tamamlamak için öğrencilerin kısıtlı zamanlarından ödün vermelerini gerektirmiyor. Belirli saatler içerisinde eğitimleri tamamlamak zorunda kaldıklarında, gerçek bir iş yükünün yanı sıra hoşnutsuzluğa da yol açar. Öğrenciler, online eğitimlere karşı öfke duyduklarında ve eğitimlere yalnızca yapılması gereken yorucu bir görev olarak baktıklarında, hiçbir şekilde öğrenemezler. Mobil öğrenme, öğrencilerin bu dersleri istedikleri zaman ve istedikleri yerde akıllı telefonlarında tamamlamalarını sağlar. Bu da yukarıda belirtilen tüm problemleri çözer. Mobil öğrenmenin modern dünyada bir zorunluluğa dönüşmesinin nedeni, akıllı telefonların hemen her öğrencinin sahip olduğu bir şey olması ve zamanının çoğunu onunla ilgilenerek geçirmesi. 

API’ler (Uygulama Programlama Arayüzleri) 

Online eğitimlerdeki API trendini başlatan, eğitim ve ders içeriğinin uyumlu sistemlerle paylaşılmasına izin veren SCORM (Paylaşılabilir İçerik Nesnesi Referans Modeli) olmuştu. SCORM aynı zamanda, xAPI (Experience API veya Tin Can olarak da bilinen) sayesinde başarıya ulaştı. Temelde bu programlar, içeriğin uyumlu ve platformdan bağımsız olması için uygulamaların birbirleriyle konuşmasını sağlayan yerleşik yönergelere sahiptir. xAPI, SCORM için önemli bir gelişme olarak kabul edildi, çünkü öğrencilerin çevrimiçi ve çevrimdışı veri toplamalarını sağlarken, öğrencinin ilerlemesini izlemeye ve çok sayıda yazılım paketi aracılığıyla içerikleri kullanmasına yardımcı oluyordu. 

Flash’tan, HTML5’e Geçiş

Flash, raf ömrünü doldurdu. Bu, üzücü bir gerçek. Ancak, Flash’ın modasının geçmesi birdenbire olmadı. HTML5 etkisini göstermeden çok önce, Flash online eğitimlerin olmazsa olmazıydı. HTML5; ses, video, 2D / 3D grafiklerin ve animasyonların bir eklenti olmadan oynatılmasına izin verdi. Ayrıca donanım erişimi, çevrimdışı depolama ve desteklenen bulut tabanlı uygulamalar sağladı. Ancak getirdiği en büyük yenilik, HTML5 ile hazırlanan herhangi bir online eğitimin otomatik olarak duyarlı (responsive) olmasıydı! Flash’ın sonunu getiren asıl bu oldu. Peki, bu zamana kadar Flash ile hazırlanan tüm online eğitimler işe yaramaz hale mi geldi? Neyse ki hayır. Flash ile hazırlanan eğitimlerin HTML5’e dönüştürülebildiği bulundu. Böylece günümüzdeki HTML5’e geçiş trendi başladı. Hatta birçok online eğitim sağlayıcı şirket, Flash eğitimleri HTML5’e dönüştüren programlar, hizmetler sunmaya başladı.